YILBAŞI KUTLAMASI KÜLTÜREL YOZLAŞMANIN ADIDIR
YENİ YILA SAYILI GÜNLER KALA, 2022’NİN SONDAN BİR ÖNCEKİ CUMA HUTBESİNİN KONUSUNU YILBAŞI KUTLAMALARINA VE MİLLİ PİYANGO, SAYISAL LOTO, TOTO GİBİ ŞANS OYUNLARINA AYIRAN DİYANET, “BÜTÜN ŞANS OYUNLARI HARIMDIR” DİYEREK ÖNEMLİ BİR GERÇEĞE DİKKAT ÇEKTİ.

YENİ yıla sayılı günler kala cuma hutbesini yılbaşı kutlamalarına ve milli piyango, spor toto, loto gibi çekilişlere ayıran Diyanet İşleri Başkanlığı, “Piyango dahil bütün şans oyunları haramdır” uyarısı yaptı, tüm camilerden “Bizi biz yapan değerlere sahip çıkalım” mesajı gönderdi.
“Ahlaki değerlerin, örf ve adetlerin bozulmaya başladığı, kültürel yabancılaşmanın hızla arttığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu kültürel yozlaşmalardan birisi de yılbaşı kutlamalarıdır” denilen hutbede şu gerçekler dile getirildi:
AMAÇ BİR MÜSLÜMAN KİMLİĞİ İNŞA ETMEK!
“- Yüce dinimiz İslam’ın hedefi, Kur’an ve sünnet çerçevesinde bir Müslüman kimliği inşa etmektir. Bu kimliği inşa ederken de İslam’ın temel ölçüsü, Allah Resûlü (sas) ile hayat bulan ahlaki ilkelerdir. Bu ilkelerle vücut bulan İslam kültür ve medeniyetidir. Varlığımızı anlamlı kılan âdâb-ı muaşeret kurallarıdır. Dinimiz, bizi biz yapan bu evrensel değerlere sahip çıkmayı, öz benliğimizden uzaklaştıracak her türlü söz ve davranıştan kaçınmayı emreder.
KİMLİK AİDİYETİMİZİ NE ZAMAN KAYBETTİK?
Müslüman kimliğini oluşturan en yüce değer, yaratılış gayemizi hatırlatan, sorumluluklarımızı öğreten ve bizlere şahsiyet kazandıran imandır. Rabbimizin rızasını kazandıran ibadetler, huzur ve mutluluğun kaynağı güzel ahlaktır. Müslümanlar, kulluktan sosyal hayata, giyim kuşamdan yeme içmeye kadar her alanda bu değerlere sahip çıktığında inançlarını ve kültürlerini muhafaza etmişlerdir. Çağ kapatıp çağ açan medeniyetler kurmuşlar, ilim ve bilimde, kültür, sanat ve edebiyatta bütün insanlara önder ve örnek olmuşlardır. Ancak Müslümanlar, ne zaman kendi inanç ve değerlerinden uzaklaşıp yabancı kültürlerin etkisi altına girmişler, işte o zaman kimlik ve aidiyetlerini kaybetmişlerdir.
MÜSLÜMAN İSLAM ŞİARINA SAYGI DUYMALIDIR
Kimliğini muhafaza eden Müslüman’dan beklenen, İslam’ın şiarına, yani İslam’ın sembol ve nişanelerine saygı duyması ve onları korumasıdır. Tevhidin sembolü Kâbe, ümmet olma bilincinin tazelendiği hac, teslimiyetin simgesi kurban, birlik ve beraberliğimizin nişanesi camiler, şehadetleri dinin temeli ezân-ı Muhammedî, kulluğun zirvesi namaz bizi biz yapan İslam’ın şiarlarındandır. Cenab-ı Hak, “Kim Allah’ ait nişanelere saygılı davranırsa, bu kalplerin takvalı olmasındandır.” (1) buyurmuş, bu sembol ve nişaneleri muhafaza etmenin takvamızın bir gereği olduğunu haber vermiştir.
KÜLTÜREL YABANCILAŞMA HIZLA ARTIYOR
Ahlaki değerlerin, örf ve adetlerin bozulmaya başladığı, kültürel yabancılaşmanın hızla arttığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu kültürel yozlaşmalardan birisi de yılbaşı kutlamalarıdır. Oysaki yılbaşı adı altında yapılan eğlencelerin, bu eğlencelerde yer alan sembolik figürlerin, çam ağaçlarının kesilmesinin tarihimizle, kültürümüzle hiçbir alakası yoktur. Yüce dinimiz İslam, bütün kötülüklerin anası olan alkolü, ocakları söndüren, cinayetlerin işlenmesine sebep olan kumarı haram kılmıştır. Kumarın farklı bir çeşidi olan piyango, toto, loto ve bütün şans oyunları da dinimizce haramdır, günahtır.
KİM BİR KAVME BENZERSE ONDAN OLUR!
Toplumlar değerleriyle bilinir, onlarla anılırlar. Değerleriyle yaşar, onlarla ayakta dururlar. Peygamber Efendimiz (sas) bu hususta ümmetini şöyle uyarmaktadır: “Kim bir kavme benzerse o da onlardandır.” (2) Öyleyse, bizi biz yapan, bizi ayakta tutan ve en güçlü sığınağımız olan değerlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımız, tarihimiz ve kültürümüzle bağdaşmayan batıl örf, adet ve gelenekleri hayatımıza yansıtmayalım. İnancımızın ve karakterimizin şekillendiği ailemizi, göz aydınlığı çocuklarımızı, milletimizin umudu gençlerimizi milli ve manevi değerlerimizle buluşturalım. Yabancı kültürlerin esiri olmamaları için hep birlikte gayret gösterelim. Unutmayalım ki hiçbir millet bir başka toplumun değerleriyle yükselemez. Kültürüne yabancılaşan bir toplum, medeniyet inşa edemez. Tarihini bilmeyenler geleceklerini sağlam bir zemine oturtamaz. Hutbemi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitiriyorum: “Sizin dostunuz ancak Allah’tır, Resûlüdür ve Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir.”
Biz Müslümanlara din adamlarının gümbür gümbür vaazlarında anlattığı Şans oyunları, Zina, Ev, araba hatta sağlığın için bankadan çektiğin faizle kredi HARAM. Cehennemde nar olup yapışacak derler.
İslama göre amenna kabul edelim.
Müslüman ülkede haram sayılanların yasal olması tezat değilmi ?
Durum yasal olunca şans oyunlarından alınan vergi ve sokaklara evlere inen zina ne olacak.