KİRAZLI’YA BİR KONAK, ÇOK YAKIŞIR

KİRAZLI, adı gibi güzel bir köy/mahalle.
Uzundere’ye 15, Erzurum’a 100 kilometre uzaklıkta.
Türkiye’nin on birinci ‘Sakin Kenti’ Uzundere’nin Kirazlı mahallesinde yaşayanların gönlü de zengin.
Geleneklerine bağlı Kirazlı’da 12 Ocak pazar akşamı ‘Herefene’ şenliği nedeniyle böyle zengin bir sofra kurulmuştu.
Büyükşehir Belediyesi tarafından köy meydanına kurulan çadırlar, tüplü sobalarla ısıtılıyor.
Masaların üzerinde bir bardaklık bile boş yer yok.
Hatta çoğu tabaklar üst üste konmuş.
Hepsi de organik ve yöreye has ürünler.
Ben diyeyim 30, siz deyin 40 çeşit.
Sofrada “sadece kuş sutü eksik” demek daha doğru olur.
Bir o kadar daha konuk olsaydı, onlar da doyardı.
Çünkü yiyecekler masalarda kaldı.
Yemek sonrası hava Erzurum’a göre daha sıcak olduğu için dışarıya çıkıyoruz.
Halk ozanlarının atışması izleyenleri güldürüyor.
Ardından köylülerin meşhur deve oyunu davul- zurna eşliğinde sergileniyor.
Kirazlı’da kayıtlara göre 250 hanede 700’ü aşkın vatandaş yaşıyor.
Köyün nüfusu yazın 2 binleri buluyor.
Vali Seyfettin Azizoğlu’na köyü anlatırken Muhtar Ziyattin Yiğit, gururla şöyle dedi:
– Yazlıkçılar bile kapılarına kilit vurmaz.
Böylesine güvenli ortam dünyanın neresinde var?
Kirazlı’nın şu özelliklerine de bakar mısınız:
Bir: Narenciye hariç, her şey yetiştiriliyor.
İki: Meyve ve sebzeciliğin yanısıra arıcılık, hayvancılık, seracılık geçim kaynakları.
Böylesine aktif, böylesine hareketli, böylesine üretken Kirazlı’nın bir köy konağı yokmuş.
Duyunca inanamadık.
Kirazlı’nın çalışkan ve üretken insanlarının istediği konağı devlet yapamaz mı?
Bence yapmalı.
Gelenek ve göreneklerinin dışında, köylerine ve topraklarına samimiyetle bağlı o insanlara, böylesi bir konak “ödül” olur.
Kirazlılılar da öyle bir ödülü her haliyle hakediyorlar.