KİMLİĞİMİZİ KAYBETTİK, HÜKÜMSÜZDÜR

ERZURUM ÇARŞI, PAZAR!
HİÇ de öyle değil maalesef.
Artık Erzurum’un ne çarşısı kaldı, ne pazarı.
Ne Tebrizkapı’sı var; köylününün ürününü getirip sattığı, ne Gürcükapı’sı, ne de Kilisekapı’sı!
Yıktık o güzelim çarşılarımızı, kendi ellerimizle yok ettik.
Oysa ne muhteşem yerlerdi oralar.
Bi kere, “patron” denilen sömürgeci düzenin sembolü bir makam bulunmazdı Erzurum’un çarşısında, pazarında.
Herkes işinin sahibi, kendi patronuydu.
Servet, bugün olduğu gibi “tek elde” toplanmamıştı.
Alınteri, yegane sermayeydi.
Doğruluk, dürüstlük en büyük meziyetiydi çalışan her insanın.
Ne senet bilirdi esnaf, ne çek, ne kredi, ne şu, ne bu!
Elbet borç alınır, borç verilirdi.
Kimsenin aklına gelmezdi faiz, nema ya da başka bir bela.
“Allah razı olsun” demek yeterdi taraflara.
Kefil herkesti.
Kefalet de kişinin sözü.
O söz vardı ya, gerek yoktu teminata, ipoteğe, çeke, senede!
Verilen en büyük teminat Dadaş’ın sözüydü.
Yetiyordu.
Bu yüzden olsa gerek, adres “Erzurum” olduğunda, kamyonlar dolusu mal, “gözü kapalı” gönderilir, kimse “alacağım ödenir mi!” tedirginliği yaşamazdı.
AVM’mi?
Ne demek olduğunu kimse bilmezdi ki.
En güzel AVM’si, Erzincankapı’sıydı Erzurum’un.
Ne ararsanız, mutlaka bulurdunuz orada.
Sadece ürün anlamında değil…
İnsanı, insanlığı da vardı Erzurum çarşılarının.
Herkesin biri birini tanıdığı, hatırın, paradan daha geçer akçe olduğu Erzurum, üzülerek söylemeliyim ki, “kimliğini kaybetmiş bir şehir” halini aldı.
Eskiden gazetelerde sık rastlardık:
“Kimliğimi kaybettim, hükümsüzdür.”
Şimdi böyleyiz işte.
Erzurum ne, belli değil!
Hangi özelliği ile öne çıkıyor, hangi değeri ile anılıyor, bilmiyoruz!
Tarım bitmiş, hayvancılık can çekişiyor.
Turizmde istenilen yere bir türlü gelemiyoruz.
Kış turizminde Kayseri Erciyes’in çoktan gerisine düştük.
Piyasalara yeterince para girmiyor.
Umut üniversite öğrencisinin harçlığında.
Eskiden kışlaları dolu, yığınla askeri vardı Erzurum’un.
Oralar da boşaldı.
Karskapı’daki kışlaların kapısına sanki de kilit asıldı.
Esnafın işleri kesattı, MNG AVM’nin açılmasıyla birlikte her taraf toza dumana büründü.
Akşama kadar AVM caddesinde yoğun trafikten ve araç kuyruğundan geçilmiyor.
Eşini, çocuğunu, sevgilisi yanına alan soluğu AVM’de alıyor.
İş dünyası ile rekabete giren Büyükşehir Belediyesi, en büyük rakip.
Gıda sektöründe Büyükşehir var, inşaat sektöründe zaten başı çekiyor. Reklamcılıkta da pazarın en büyük ortağı.
Yakın gelecekte iflaslar ardı ardına yaşanırsa, şaşırmamak gerekir.
İşin garip tarafı, başta STK’lar olmak üzere, siyaset dünyası bu olumsuzlukları sadece seyretmekle yetiniyor.
Erzurum, tarihinde hiç olmadığı kadar sahipsiz bırakılmış durumda.
İşimiz Allah’a kalmış.
İnşallah yardımcımız O olur.