KAYANIN İÇİNDE HAZİNE ARAMIŞLAR!

ATATÜRK Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın kaleme aldığı Doğu Anadolu Araştırmaları 2 çalışmasında tanıttığı Umudum Köyü’ndeki kaya mezarlarının, defineciler tarafından delici ve kesici aletlerle hazine aramak amacıyla delikdeşik edildiği belirtildi.
Eski adı Kalor olan ve kent merkezinin 16 kilometre kadar kuzeyde bulunan Umudum Köyü’ndeki kaya mezarlarında; definecilerin kayaları kesici ve delici aletlerle kestiklerini belirten köylüler, “Para ve kısa yolydan zengin olma hırsı insanların gözünü öylesine kör etmiş ki, tarihi mekanda kayaların parça parça doğrandığını gördüğümüzde, gözlerimize inanamadık” dediler.
FERHAT İLE ŞİRİN MAĞARASI
Yöre halkı tarafından “Ferhat ile Şirin Mağarası” olarak da adlandırılan kaya mezarlarının bulunduğu Umudum Kalesi, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın anlatım ve araştırmalarına göre, İlk Tunç Çağ özelliği taşıyor.
Erzurum Ovası’nı kontrol altında tutabilecek bir konumda olan ve büyük ölçüde tahrip edilen kalenin günümüze kadar ulaşabilmiş surları ve su kaynakları bulunuyor.
Milattan önce 9. Yüzyıl’da Urartu Toprakları’na katıldığı tahmin edilen kalenin güney tarafında, Urartu Kralı 1. Argişti veya 2. Sarduri dönemine ait olduğu tahmin edilen, sonraları kilise olarak kullanıdldığı da anlaşılan bir kaya mezarı yer alıyor.
Umudum Köyü’ne patika ve taşlık bir yol ile bağlı bu bölgenin turizm amaçlı olarak kullanilebileceğini belirten Umudum Köylüleri, “Mağaranın bulunduğu dağın yolu çok kötü. Mesafe kısa, ama taşlık. Burası asfaltlanma, dağ ve mağara turizme kazandırılabilir” dediler. erzhaber