İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GELECEĞİMİZİ TEHDİT EDİYOR

TARIM, ülkemizdeki toplam istihdamın yüzde 17’sini oluşturuyor. Bu durum, milyonlarca insanın tarıma bağımlı-bağımlı olduğu anlamına geliyor.
İstihdamın yanında “gıda güvenliği”, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bambaşka bir konu!
Tarım, insan yaşamını sürdürmek ve ekonomik kazanç sağlamak için doğal kaynakları yetiştirme uygulaması, bir başka deyimle de ürün ve hayvan yetiştirme ile ilgili yaratıcılığı, hayal gücünü ve beceriyi modern üretim yöntemleri ve yeni teknolojilerle birleştirme faaliyetlerinin tümüdür.
Tarım aynı zamanda küresel ekonomiye emtia (tahıl, canlı hayvan, süt ürünleri, lif ve yakıt) sağlayan bir sektördür.
Tarım, ekonominin diğer sektörlerine bağlı olduğundan, iş yaratmayı destekler, ekonomik kalkınmayı teşvik eder ve hepsinden önemlisi küresel ticareti etkiler
Tarımsal üretkenlik artışına ve sağlam tarım altyapısına sahip ülkelerde kişi başına düşen gelir oldukça yüksektir.
Çünkü o ülkelerdeki üreticiler, tarımsal üretkenliği ve kârlılığı artırmak için teknoloji ve çiftlik yönetimi uygulamaları konusunda önemli yenilikler yapmaktadır.
Tarım sektörünü sürdürülebilir bir şekilde geliştirmek ve üreticilerimizi desteklemeyi ihmal edilmez bir zorunluluk olarak görüyorum.
Ülkemizde kırsal alanlarda yaşayan ve çoğunlukla çiftçilikle uğraşan nispeten az gelirli insanlarımızın toplam nüfusa oranı yüzde 80’i bulmaktadır.
Daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi bir çevre ve daha iyi bir yaşam sağlamak için tarımsal üretimi akıl ve bilime dayalı sürdürülebilir şekilde planlamak gerekir.
Tarımsal planlamalarda, giderek kötüleşen iklim değişikliklerinin etkisini de göz önünde bulundurmalıdır.
İklim değişikliği, açlığı, yoksulluğu, eşitsizliği artırır ve insanları savunmasız hale getirerek insan haklarını bile tehdit eder. Bu nedenle iklim değişimini ele alan gıda politikaları, tarımsal gıda sistemlerinin herkes için yeterli gıda üretmesi ve sağlıklı bir çevre sağlayabilmesi için insan odaklı olmalıdır.
İklim değişikliği için alınacak önlemler acil bir konudur.
Dünyada artan açlık, yoksulluk ve eşitsizlik gibi iklim değişikliğinin etkileri, bu etkileri azaltmak için genellikle kaynaklara ve altyapıya sınırlı erişimi olan özellikle köylerde tarım yapanları orantısız bir şekilde etkilemektedir.
İklim değişikliğini ele alan gıda politikaları, tarımsal gıda sistemlerinin sağlıklı bir çevreyi korumalı ve herkes için yeterli gıda sağlayabilmelidir. Böylece geliştirilecek olan tarım politikaları, olanakları daha az olan çiftçilere öncelik vererek sürdürülebilir bir gelecek oluşturmayı amaçlamalıdır.
İklim değişikliğinin yaratacağı etkilerin daha da kötüye gitmeden kontrol altına alınması için herkesin, her kurumun üzerine düşenden fazlasını mutlaka yapması gerekir.