HAZAN MEVSİMİNİN GÜZELLİKLERİ

ARAPÇA kökenli bir sözcük olan “gazel”i biz edebiyatta, farklı şekilleriyle kullanmasını becerebilmiş bir milletiz.
Her ne kadar konumuz dışında kalsa da, sıklıkla karşımıza çıktığından dolayı “gazel” kelimesine, Türk Dil Kurumu (TDK) açısından bir bakış fırlatmak gerekirse eğer; “Divan edebiyatında gazeli, 5-10 beyit arasında değişen, genellikle lirik konularda yazılan nazım biçimi…
Klasik Türk müziğinde de belli bir kurala bağlı olmadan, bir kişi tarafından sazlardan birinin eşliğinde söylenen, söyleyenin ses gücünü göstermesine de imkan sağlayan müzik eseri” şeklinde okuruz.
EKİM’DEN İTİBAREN RENK DEĞİŞİMİ BAŞLAR
Bize konu olan şekliyle de; Ekim ayının ortalarından itibaren renk değiştirmeye başlayan, önce sararan, ardından kızıla, mor’a, pembe’ye boyanan, koyu kahve esvabına büründükten sonra kuruyan ve dökülen ağaç yapraklarının adıdır gazel…
Sonbaharı genelde biz toplum olarak “hazan mevsimi” olarak anmış; aşkın, karşılıksız sevdaların, ayrılıkların acısına hazanı, hüznü katık yapmış, ya da ömrün son zamanlarını o şekliyle tanımlamış, , şiirlere, şarkılara konu etmiş, güftesiyle, bestesi, bestekârı ile hafızalarımıza kaydetmişiz.
ERZURUM DAĞLARI’NI HİÇ BÖYLE GÖRDÜNÜZ MÜ?
Çoğu kız çocuğuna ad olarak da verilen Hazan’ı ya da hazan’ın yani sonbaharın, yani güz’ün gazellerini Erzurum Dağları’nda hiç görmüşlüğünüz, renk armonisi karşısında kendinizden geçmişliğiniz, dağların o uğultulu ortamında Hafız Burhan’ın, Hamiyet Yüceses’in kulaklarınızda çınlayan gazelleri ile maziye seyahat etmişliğiniz var mıdır bilemeyiz ama…
RESSAMLARI KISKANDIRAN GÜZELLİKLER
Size, özellikle de bugünlerde, çok da vakit kaybetmeksizin şehrin kuzey taraflarına, İspir’e, Uzundere’ye, Olur’a, Şenkaya’ya gitmenizi, Oltu’nun, Narman’ın, Pasinler’in vadilerine uğramanızı; derelerine inmenizi, Yüce Yaratıcı’nın en büyük, en ünlü, en usta ressamların nefeslerini kesecek, onlara fırçalarını bıraktıracak güzellikteki tablolarına göz atmanızı, şehrin stresinden, hele de virüs illetinin yaşattığı sorun ve sıkıntılardan uzaklaşma adına bir fırsat olarak görmenizi ve değerlendirmenizi tavsiye edebiliriz.
GÜZELLİKLER NE EDER EDER SİZİ DURDURUR
Daphan Ovası’ndan Serçeme Deresi’ne dönüp bilemediniz 15, 20 dakikalık bir yolculuk sonrası Aziziye İlçesi’ne bağlı Rizekent Köyü’ne vardığınızda, Erzurum Dağları’nın muhteşem gazel süslü görüntüleri karşılar sizi.
Kıvrıla kıvrıla Dallıkavak’a tırmanıp giden yolun sağı-solu, yanı, yöresi rengarenk, cıvıl cıvıl haliyle cilve eder, naz eder, işmar eder, göz eder ve sizi sonuçta bir dağın yamacında, bir vadinin kenarında durmaya, mola vermeye, soluklanmaya, dolayısıyla fotoğraf makineniz olmasa bile cep telefonu ile görüntü almaya zorlar.
Herhangi bir nedenden dolayı yola çıkma, dağlara ulaşma, o muhteşem gazel görüntülerini görme imkanı bulamayanları, bir dizi fotoğraf paylaşarak haberdar edelim istedik.
Beğeneceğinizi umut ediyoruz. erzhaber