ERZURUM’da son günlerde, özellikle akşam saatlerinde görülen yoğun hava kirliliği, insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaştı. Hava kirliliğinin hafife alınmaması gerektiğini belirten Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Astam Yıldız, “Çoğu semtte hava kirliliği optimum düzeyde. Akşam saatlerinde ya hiç sokağa çıkılmamalı, ya da maske takılmalı” uyarısı yaptı.
Akşam hava karardıktan sonra, soba ve kaloriferlerin de yanmasıyla birlikte ortaya çıkan hava kirliliği, herkesi tedirgin ediyor. Özellikle yaşlı ve çocukların yanısıra, astım bronşit hastalarını doğrudan etkileyen hava kirliliğinin nedenlerinin araştırılması isteniyor.
Erzurum’da doğalgaz kullanım oranının önceki yıllara oranla hayli yüksek seviyelerde olmasına rağmen, kirliliğin yaşanıyor olması, kalitesiz ve kaçak kömür kullanımına bağlanıyor.
RAKAMLAR TEHLİKENİN BOYUTUNU ORTA YERE KOYUYOR
Şehircilik ve Çevre Bakanlığı Hava Kalitesi izleme İstasyonları Web Sitesi’nde Erzurum’un Hava Kalitesi İndeksi “hassas” olarak değerlendiriliyor. 26 Kasım’da saat 23.00’de alınan verilerde, özellikle partikül madde (PM) miktarı, bir metreküp havada 329 mikrogram olarak gözüküyor. Bu oranın ülkemizde ortalama 80, AB ülkelerinde ise 50 mikrogram olması öngörülüyor. Elde edilen son veriler, Erzurum’da partikül madde miktarının yüzde 400 daha yüksek olduğu gerçeğini gözler önüne seriyor.
KİRLİLİK KESİNLİKLE HAFİFE ALINMAMALI
Havanın Erzurum’un özellikle çukur semtlerinde çok daha yoğun yaşandığına dikkati çeken Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Astam Yıldız, “Hava kirliliği kesinlikle hafife alınmamalı. Dünyada 6 milyondan fazla insanın hava kirliliğinden yaşamını yitirdiği göz önünde tutulursa, tehlikenin boyutu kendiliğinden ortaya çıkar” uyarısı yaptı. Emisyon limitlerinin çok sıkı şekilde takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, erzurumdanhaberler.com’a şu değerlendirmeyi yaptı:
“-İstasyon’da, Migros Kavşağı’nda ve benzeri yerlerde akşam saatlerinde kirlilik çok üst seviyede yaşanıyor ve görüş mesafesi hayli azalıyor. Akşam saatlerinde mümkün mertebe sokağa çıkmamak gerek. Mecburen sokağa çıkanların ise maske takmalarında yarar görüyorum. Hava kirliliğinin öldürücü etkisinin olduğu unutulmamalı. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve astım bronşit hastaları risk altında bulunuyor. 1970’li yıllardan itibaren ortaya çıkan ve her yıl giderek yoğunlaşan hava kirliliği, tüm canlıların ruhsal ve bedensel sağlık sorunları yaşamalarına neden olmuştur. Hava kirliliği konusunda gerekli önlemlerin ivedilikle alınması gerekiyor.” erzhaber