ERZURUM’UN YEDEĞİ OLMAYAN USTALARI

DÜN (28 Kasım Cumartesi) akşam TRT Haber’de, yapımcılığını Zeliha İlhan Doymuş’un yaptığı “Ömür Dediğin” programında, bir zamanlar Taşhan’daki Oltu taşı takısı yapan ve satan esnafın oluşturduğu derneğin başkanı olarak olarak tanıdığımız Fatih Birbaş ağabeyiyi görünce heyecanlandık.
TRT Haber’de böyle bir programın yayınlandığından, tee İstanbul’dan gelen bir mesajla birlikte haberdar olduk. Mesajı gönderen yeğenimiz, ekranda gördüğü o nur yüzlü Erzurumlu’nun kim olduğunu soruyordu.
SÖYLEŞİ YAPMIŞTIK
Konuşan kişinin ismi ekranın bir köşesine not edilmeyince, ya da yazılan kısmını izleyici kaçırtınca; yeğenimiz gibi çoğu insanın da merağında kalan insan, bizim de bir zamanlar söyleşi yaptığımız Fatih Usta’dan başkası değildi.
TRT Haber’deki, sihirbazlık gerektiren o programın varlığından, bu mesajla birlikte haberdar olduk, dolayısıyla artık “bir başına kalan” ve “yalnızlık çok zor” diye iç geçiren 67 yaşındaki Fatih Birbaş ustayı pür dikkat izlemeye, izledikçe duygulanmaya, bu arada da Erzurum adına içten içe hayıflanmaya başladık.
ONUN DA YEDEĞİ YOK
Rüstempaşa Bedesteni ya da Çarşısı olarak da bilinen Taşhan’da Oltu taşı işlemeciliği yapan, bugün itibarı ile “yedeği bulunmayan, neslinin son temsilcisi” Fatih Usta’nın anlattıkları, insanın, her Erzurumlu’nun içini burkan cinstendi.
Sadece Erzurum’un Oltu İlçesi’nde çıkartılan, her ne kadar rezervlerinin azaldığı söylense de, az-çok elde edilen siyah kehribarın, kara elmasın altın ile buluşmasını ve göz alıcı takılara dönüşmesini sağlayan Fatih Birbaş, sadece özel hayatında değil, mesleğinde de bir başına kaldığını söylüyor, “Ben de ölürsem, geride bu işin altın işlemeciliğini yapabilecek kimse kalmayacak” diyor ve hayıflanıyordu.
FATMA HOCA’NIN DİKKATİNE SUNUYORUZ
Hayat arkadaşı, 3 çocuk annesi eşini bir süre önce kanserden kaybeden, çocukları, 3 oğlu da yuvadan uçtuğu için tek başına kalan Fatih ağabeyi, edindiği bilgi birikim, deneyim ve ustalığından faydalanılmasını istiyor, “ben hayattayken, bildiklerimi birilerine öğreteyim” diyordu.
O an aklımıza yeni oluşturulan ve Fatih Birbaş ya da onun gibi deneyim sahibi ustalar, yetenekler için biçilmiş kaftan halini alan Erzurum Olgunlaşma Enstitüsü aklımıza geldi. “Erzurum’un markası olma” gibi bir büyük hedefi önlerine koyan enstitü yönetimi başta da Enstitü Müdürü Fatma Taşbaşı hoca olmak üzere, her iki üniversitenin rektörlerini, yönetim kadrolarını da buradan, sayıları yok denecek kadar azalan bu değerlerin varlığından ve isteklerinden haberdar edelim istedik.
Hani belki bir ilgileneni çıkar! erzhaber
Önemli uyarı: Birileri TRT yapımcılarına, izleyicinin sihirbaz ya da kâhin olmadığını hatırlatsa, çok iyi yaparlar.