ERZURUMLU OTİSTİK ÇOCUKLARIN SUÇU NE?

TOPLUMDA sayıları azımsanmayacak kadar çok olan otistik ve Down Sendromlu çocuklar ile ailelerine yönelik olarak Aydın’ın Kuşadası Davutlar Bölgesi’nde açılan kampa katılan Palandöken Otizm Derneği Başkanı Nazan Yaşarbaş, “Son derece güzel bir ortamda hem aileler ve hem de çocuklar stres attı. Düşünün ki, çocuklar kamp boyunca ilaç alma ihtiyacı hissetmediler. Keşke benzeri kamplar Erzurum’da da sık sık açılsa. Bu tür kamplara hepimizin fazlasıyla ihtiyacı var” diye konuştu.
BAŞARILI BİR ORGANİZASYON
Anadolu Otizm Federasyonu (ANOFED) ile Türk Kızılayı öncülüğünde, 5-10 Eylül tarihlerinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Aydın Kuşadası Davutlar Tesislerinde ilk kez, düzenlenen Otizm Gençlik Kampı’na, Türkiye’nin 15 farklı ilinden toplamda 170 otizmli çocuk ve ailesinin katıldığını hatırlatan Nazan Yaşarbaş, organizasyonun son derece başarılı olduğunu kaydetti.
CANAN CİHAN’IN ÇABALARI SONUÇ VERDİ
Otizmli bireylerle ailelerine yönelik olan ve Türkiye’de ilk kez düzenlenen kampı gerçekleştirmek için, ANOFED Başkanı Canan Cihan’ın yaklaşık bir yıldır uğraştığına dikkati çeken Yaşarbaş, kampa son günü TBMM Otizm ve Down Sendromu Araştırma Komisyonu Başkanı Kemal Çelik ile ailesinin de katıldığını kaydetti.
Erzurum’da otistik ve Down Sendromlu sayısının 2 bin 500’ü bulduğuna dikkati çeken Nazan Yaşarbaş, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:
UMARIZ SESİMİZİ DUYAN OLUR
“- Kuşadası’ndaki kamp, sadece otistik insanlarımıza değil, biz ailelere de ilaç gibi geldi. Düşünün ki, çocuklar kamp boyunca ilaç alma ihtiyacı hissetmedi. Evinde otistik bireyi olan insanların farklılığa ihtiyaçları var. Başta yerel yönetimler olmak üzere, ilgili kurumlar isteseler bu tür kampları kendi beldelerinde sık sık tekrar ederler. Böylesi organizasyonları organize etmek kurumlar açısından hiç de zor olmaz diye düşünüyorum. Erzurum’da etkili ve yetkili makamlarda bulunan, söz hakkı, karar yetkisi bulunan insanları bir dakikalığına da olsa empati yapmaya davet ediyorum. İnanın çoğu insan bir dakikalığına bile olsa gözlerini kapatmak ve o anı yaşamak istemez. Oysa hepimiz insanız. Bizlerin de dayanma gücümüz bir noktaya kadar. Sonrasında insan uzanacak bir dost eline, sırtını vereceği bir dayanağa ihtiyaç duyuyor. Bizler, böylesi dayanaklardan yoksunuz. Umarım bu haberlerle sesimiz bir yerlere ulaşır.” erzhaber