ERZURUM’A HİZMET EDENLER

İKİ binli yılların başında hizmetler yönünden Erzurum’un bu günden ne eksiği, ne fazlası vardı.
Geçmiş dönemlerin kısıtlı imkânlarını dikkate alırsak, fazlası bile var diyebiliriz.
Sondan başlayarak gidelim.
ANAP iktidarının en kudretli bakanı Kâzım Oksay’la çalışma şansım oldu.
Kendisinin sorumluluğu altında Bolu ile birlikte üç il daha vardı. Benim kendisiyle çalışmam hatırıma dördüncü il olarak Erzurum’un eklendiğini söyleyebilirim.
Hava kirliliği en büyük tehditti. ANAP iktidarı İran’dan ilk olarak 9 milyar metreküp doğalgaz ithal etti.
Ve Erzurum, doğalgazdan ilk yararlanan, böylece havası temizlenen ilk illerimizden birisi oldu.
Telekomünikasyon hamlesinden de ilk yararlanan il Doğu’da yine Erzurum. Hatta, o zamanlar müstakil bir ilçe olan Ilıca’ya program dışı otomatik telefon hizmeti götürülmüştü.
Devlet Bakanı Kâzım Oksay sayesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Eğitim Merkezlerinden birisi ve sonuncusu Erzurum’a açıldı.
Kâzım Oksay döneminde, benim de bir süre Yönetim Kurulu Üyesi olduğum Petrol Ofis başta olmak üzere, BOTAŞ, TÜPRAŞ, Vakıfbank gibi kuruluşlara pek çok Erzurumlu işe alındı.
DPT, yeni bir Eğitim Merkezi açılmasına onay vermiyordu. O günün Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç’la görüşüldü, özel bir gerekçe yazısı ile yeniden onay istendi, dönemin müftüsü Nuri Güneş’in Dadaşkent’te bulduğu arsa üzerine bu günkü Diyanet Eğitim Merkezi binası inşa edildi.
Sonra Başkanlığa gelen hemşerimiz Mehmet Nuri Yılmaz, bu merkezi her türlü imkâna kavuşturdu. 90 küsur döşeli lojman ilk Erzurum Eğitim Merkezine nasip oldu.
Bu hizmetlerine karşılık, Erzurumlu da olması hasebiyle Diyanet Eğitim Merkezi’ne Dadaşkent Belediye Başkanlığı’nın teklifiyle Mehmet Nuri Yılmaz’ın ismi verildiyse de, sonradan gelen başkanın Oltulu Başkan Yardımcısı tarafından bu isim kaldırıldı.
Böylece Erzurum’a hizmet edenlerden ilk ayıp Mehmet Nuri Yılmaz’a karşı işlenmiş oldu. İkinci ayıp, 4. Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e. Cemal Gürsel Stadının adından Gürsel’in ismi AKP iktidarı döneminde kaldırıldı.
Geçelim.
Demokrat Parti ve Adalet Parti dönemlerinde Erzurum’a hizmet edenler hep “iki Rıfkı” koduyla açıklandı.
Demokrat Parti’nin Milli Eğitim Bakanı Prof. Rıfkı Salim Burçak, Adalet Partisi’nin Kültür Bakanı Rıfkı Danışman.
Bu iki milletvekilinin dönemlerinde Erzurum hizmette zirveye ulaştığı söylenebilir.
Şöyle ki; Atatürk Üniversitesi Van yerine 1957 yılında Erzurum’da kuruldu.
Ilıca Şeker Fabrikası, Erzurum Et Kombinası, Tortum Hidro Elektrik Santrali Demokrat Parti döneminin eserleridir.
Aşkale Çimento Fabrikası, Ilıca Süt Fabrikası, Erzurum Yem Fabrikası, Aşkale linyit işletmeleri ise Adalet Partisi’nin.
AP’li Danışman döneminde Kültür Bakanlığı’nın birimlerine yüzlerce Erzurumlu alındı.
Ne yazık ki, Burçak’ın da, Danışman’ın da ismi herhangi bir hizmete verilmedi. Buna da vefasızlık diyelim.
Palandöken dağı turizme dönemin valisi Mehmet Ağar tarafından açıldı. İlk modern otel, Dedeman grubuna burada yaptırıldı. Sonrası birbiri ardına geldi.
Kuzgun Barajı, Çat Barajı ve diğer sulama göletleri Anavatan Partisi’nin.
Erzurum’un Karadeniz’le bağlantı yollarının projelerinde Özellikle Kop Dağı ve Ovit geçidi etüt projelerinde Anaplı Adalet Bakanı Oltan Sungurlu’nun hizmetleri sayılabilir.
Bütün köylere yol, su, elektrik hizmetleri Adalet Partisi döneminde götürüldü.
Bütün Türkiye’ye olduğu gibi Erzurum’a da elektrifikasyon altyapısının getirilmesi AP’nin eseridir.
Kanalizasyon ve Köy konakları yapımına da yine o yıllarda başlandı.
AKP, bölünmüş yollar ve kış sporları tesisleriyle Erzurum’a yeni değerler kattı.
Başbakan Binali Yıldırım, son açıklamasıyla bölgenin yeni teşvik politikasını açıkladı, yeni fabrikalar, tesisler kurulacağını müjdeledi.
Hizmet edenlerin hepsine teşekkür.
Öncelik hızlı trende olmak üzere, Erzurum’a yeni ulaşım yolları, yeni tesisler, yeni fabrikalar bekleniyor.
Erzurum’un Karadenizle, yani sahille bağlantısını sağlayacak bir hızlı tren yolunun da Rize veya Trabzon’a döşenmesi gerekiyor.
Doğu’da teşviklerle kurulacağı açıklanan sanayi tesislerinde üretilen malların en ucuz navlunla taşınması demir ve deniz yollarıyla olacak. Bunu unutmayalım.