ERZURUM KONGRESİ, BİR DİRİLİŞ DESTANININ ADIDIR

ÖNÜMÜZDEKİ günlerde 100’üncü yılını kutlayacağımız tarihi Erzurum Kongresi, özgürlüğe, kalkınmaya ve cumhuriyete uzanan yolun temel taşlarının döşendiği, “kurtuluş meşalesi” olma özelliğinin yanında, Avrupa devletlerinin, emperyalist güçlerin dayatma antlaşmalarını paçavra gibi suratlarına vuran bir “diriliş destanı”nın adıdır.
Sadece Erzurum açısından ya da Türkiye Cumhuriyeti tarafından değil, aynı zamanda “esir devletler”e örnek olması açısından da büyük öneme sahip olan Erzurum Kongresi ve o kongrede alınan kararlar, ne yazık ki yeterince önemsenmemiş, yıllar içerisinde “kutlama”lar “göstermelik” müsamerelerden öteye bir türlü geçmemiş, geçirilmemiştir.
Her yıl Kongre Binası’nda düzenlenen, “günü savmaya” yönelik etkinlik(!)ler, “Vatan bir bütündür, parçalanamaz” ya da “Manda ve himaye kabul edilmez” türü “muhteşem” kararların çok uzağında kalmış, bir “üniversite şehri” olarak bilinen Erzurum’da, bilim insanlarının bile ilgisine gerektiği kadar mazhar olamamıştır.
“Kongreyi yazalım” fikri kafamızda oluştuktan sonra yaptığımız araştırmalar, bizi ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı. Böylesine muhteşem bir olayın, başlı başına konu olacak, anlatılacak yerde, o dönemi yaşayan insanların anılarının “küçük bir parçası” olmanın ötesinde bir anlam taşımadığını üzülerek gördük.
Başta Atatürk ve Erzurum Teknik Üniversiteleri olmak üzere, Erzurum Valiliği, Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Er-Vak’ı, eğer kendileri açısından bir anlam ifade ediyorsa, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası ile gazeteciler cemiyetlerini ve de tarihi kendilerine “dert edinmiş” insanları göreve çağırıyor; bu ülkeyi “esir”, milletini de “sefil” olmaktan kurtaran ecdadımızı, Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi şahsında rahmet, minnet ve dua ile anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. erzhaber