EKMEĞİ ESKİDEN “NİMET” DER, ÖPER, BAŞIMIZA KOYARDIK

YAPILAN tüm uyarı ve açılan kampanyalara rağmen, ülkemizde ekmek israfının bir türlü önüne geçilmezken, yerde bulduğumuzdak öpüp, başımıza koyduğumuz ve kutsadığımız nimetin ayaklar altına alınması, kimi vatandaşı da fazlasıyla üzüyor ve etkiliyor.
Daha çok site şeklindeki evlerin bahçelerinde yaşanan rezalet, halkın önemli kesimi tarafından pek önemsenmezken, ekmeği “nimet” olarak bilen ve elinden geldiğince saygı gösteren kimi vatandaş da, israfı, savurganlığı ve duyarsızlığı, ilanlar asarak önlemeye çalışıyor.
İçi ekmek kırıntıları ile dolu sofrabezlerinin, sanki hiçbir şey yokmuş gibi, balkonlardan, pencerelerden aşağıya silkelenmesi, sadece kirliliği ve çirkinliği değil, günahı, sorumluluğu, kul hakkını da beraberinde getiriyor.
MAKARNANIN SUYU LAVABOYA DÖKÜLMEZDİ
Eskiden sokakta bulunan bir parça ekmeği öpüp, başına götüren anlayışın, bugün yerini “boşverciliğe” bıraktığını belirten duyarlı vatandaşlar, “Çocukluğumuzda analarımız, ablalarımız bırakın ekmeği dışarı atmayı, haşladıkları makarnanın suyunu bile lavaboya dökmezlerdi. Böylesine hassas düşünen ve dikkat eden bir toplumdan, şimdi hiçbir şeyi önemsemeyen, boş veren, yolda gördüğü ekmek parçasını, ayaklar altında ezilmesin diye almaktan imtina eden bir nesle geldik. İsrafın büyük boyutlara ulaştığı, tonlarca ekmeğin her gün çöpe atıldığı bir ülkenin yüzünün gülmesi çok da mümkün olmaz” diye konuşuyorlar. erzhaber