ÇÖL OLMA TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ
SON YILLARIN EN KURAK VE YAĞIŞSIZ KIŞ MEVSİMİNİ YAŞIYORUZ. BUNA KAR KITLIĞI DEMEK DE MÜMKÜN. YETERLİ YAĞIŞ OLMADIĞI İÇİN ÇİFTÇİ GÜZ EKİMİNİ ZAMANINDA YAPAMADI. ÇEVREYE OLAN İLGİSİZLİĞİMİZ VE SORUMSUZLUĞUMUZUN ACISINI DÜNYAYI ÇÖLLEŞTİREREK YAŞAYACAĞA BENZİYORUZ.

DÜNYANIN geleceğini karartan iklim değişikliği, etkilerini her yıl ağırlaştırarak gösteriyor.
Dünya 2050 yılına doğru yok olmayla karşı karşıya kalacağı bilim insanları tarafından sıklıkla dile getiriliyor.
Nitekim BM’den “küresel sıcaklık uyarısı” sürekli yapılmaktadır. BM’lerin son raporuna göre; Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), atmosferdeki sera gazı salınımının rekor seviyede olduğuna dikkat çekiliyor.
Böyle devam etmesi halinde; şimdilerde yaşanılan 1,5 santigrat derecelik sıcaklık artışının gelecek 5 yılda 2,7 santigrat derece ile “tehlike” seviyelere ulaşabileceği dolayısıyla dünyayı çöle çevirebileceğine dikkat çekiliyor.
İklim değişikliğinin “geri dönüşü olmayan” etkileri artmaya devam etmektedir.
Doğal afetlerin zararı her yıl giderek tehlikeli boyutlar kazanmaktadır. Aşırı ısınma, hortum, anormal yağış rejimi, sel, kışın kar yağmaması, kar kıtlığı bunun en önemli kanıtıdır.
Anadolu’da görülen kuraklık endişelere yol açarak tarımsal üretimin doğrudan etkileneceğini göstermektedir.
Ülkemizde ve bölgemizde yağış ya yok ya da çok az gerçekleşmektedir. Barajlarda su kalmadı. Yağış bekleyen çiftçi, toprak nemlenmediği için ekim yapamaz hale geldi, dolayısıyla güz ekimi gecikti.
Erzurum’da Aralık ayında kar yağışının yetersizliği nedeniyle ekilen tohumlar don tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Şehrimizde adeta kar kıtlığı yaşanmaktadır.
Kar örtüsü, toprak ile atmosfer arasında ısı değişimini engelleyici bir rol oynar ve kar altında kalan ısı fazla düşmez.
Kar örtüsü bitki için battaniye gibidir.
İklim değişiminin oluşumuna da insanlar neden oldu.
Bu güzelim kentlere ne yaptık da bu duruma maruz kaldık?
Sıralayayım:
– Şehirlerimizi betona gömdük,
– Dere yataklarına dahi binalar yaptık,
– Ormanlarımızı yok ettik,
– Tarım yapılan arazileri amaç dışı kullandık ve kullanmaya devam ediyoruz.
– Yeşil alanları oldukça azalttık,
– Sularımızı ve çevreyi kirlettik, kirletmeye de devam ediyoruz.
-Denizlerimizin kıyılarını denize atılan kullanılmış pet şişesi ve maskelerle doldurduk.
Biyoçeşitlilik yok olmak üzere, kuş ve balık türleri giderek azalıyor.
Kısaca anormal iklim şartları sinsice bizi kuşatıyor, galiba yuvarlanan taşın altında kalacak gibiyiz.
Allah insanlarımızı uyandırsın, doğayı daha da tahrip ettirmesin, su kaynaklarımızı verimli kullanmayı nasip etsin, bu afetlerden ülkemizi ve ulusumuzu korusun.