ÇEŞME TARİHİ, EV ESKİ YAPIYMIŞ, KİMİN UMURUNA!

TARİHİ kaynaklarda en az 369 yıllık bir geçmişe sahip olduğu vurgulanan Sultan Melik Mahalesi’ndeki Ketuda Çeşmesi*, kızamık döktü!
Yakutiye Belediyesi’nin “acımasız” kentsel dönüşüm projesine kurban gideceği belli olan tarihi çeşmenin yerini değiştirmek amacıyla taşlarının numaralandırılması, bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.
Tarihi Gürcü Mehmet Cami’nin hemen bitişiğinde bulunan ve günümüze kadar ayakta kalmayı başarmış ender tarihi yapılardan olan eski evlerin yıkılarak, yerine yeni binaların yapılıyor olmasını yadırgayan vatandaşlar, “Orijinal yapıları yıkıyor, yeniden yapıyor, bunun adın da kentsel dönüşüm diyorlar. Yapılan kentsel dönüşüm değil, kültürel yıkımdır. Yeni bina ne zamandan beri tarihi bina olarak adlandırılıyor. Eski evleri restore etmek çok mu zordu?” diyorlar.
Caminin yan tarafında, uzun zamandan beri suyu da akmayan Ketuda Çeşmesi’nin de sökülerek, başka yere taşınacak olmasını yadırgadıklarını belirten vatandaşlar, “Çeşmenin taşları kırmızı boya ile numaralandırıldı. Gören de tarih kızamık döküyor zanneder. Bu arada, sanki Üç Kümbetler de ortada kaldı gibi! Oldu olacak çeşme gibi, Üç Kümbetler’in de taşlarını numaralandırarak başka yere taşıyalım! Kimsenin Erzurum’un doğal yapısını bozmaya, tarihi yapılarına keyfi olarak müdahalesine hakkı yok. Ama şehrin de sahibi yok. Her önüne gelen istediği gibi at oynatıyor. Bu ayıptır, emanete ihanettir. Herkes, ilk mektepteki çocuklar bile, tarihi eserlerin bizlere emanet edilmiş değerler olduğunu biliyor” dediler. erzhaber
* KETUDA ÇEŞMESİ:
Sultan Melik Mahalleside, Üç Kümbetlerin karşısındadır. Çeşme kemerinin altında 68×51 cm. ölçülerinde mermer üzerine sülüs harflerle üç satır halinde Arapça şu kitabe okunur: Ecri hazi-hi’s sadakat il cariyeti Mehmet kethüday-i Mustafa Paşa aleyh-i meberrat-üt-tariyeti min eyhan An-il-kûdurati ariye’t – ti’t-tarihi kale fiha aynün cariye
Kitabenin anlamı: “Bu akar sadakayı (suyu) Mustafa Paşanın kethüdası Mehmet akıttı. Allah onu her çeşit zaaftan ve kederden ari ihsanlarda bulunmak nasip etsin.”
Çeşmenin üzerinde yapılış tarihi bulunmamaktadır. Bazı kişiler bu çeşmenin Gürcü Mehmet Paşaya ait olduğunu belirtmektedirler. Gürcü Mehmet Paşa camiini H.1058/M.1648 tarihinde yaptırmıştır.
Muntazam kesme taşla yapılmış sivri kemerli çeşmenin kemeri, her iki yanını oluşturan büyük taşların üzerine oturmaktadır. Çeşmenin alt kısmındaki uzun yalak, hayvanların da su ihtiyaçlarını karşılamak maksatlıdır. Çeşmenin suyu akmamaktadır. Kaynak: erzurumansiklopedisi.com