BEYLER, KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

“YAHU BU KADINLARI ANLAMAK NE KADAR ZOR!”
Zordur beyler; biz kadınları anlamak çok zordur!
Mesela reklam yüzü olarak satış ve pazarlama taktikleri gereği traş bıçağı reklamlarında oynamamızı anlarsınız da; bedeninizin her bir parçasında “herkesin” söz hakki sahibi olmasının nasıl hissettirdiğini anlamazsınız!
Mesela kız çocuğunu doğduğu andan itibaren ötekileştirmenin ne olduğunu bilirsiniz de; aynı kız çocuğunun, sınırlarını sizin çizdiğiniz alanın dışına çıkmasını anlamazsınız!
Mesela kız çocuklarının okuması, anlaması dünyaya dahil olmasını anlarsınız da; gece öğrenci yurduna giderken çantasındaki biber gazına dokunma ihtiyacı hissetmesini anlamazsınız!
Her şeyi anlasınız; tüm bu zorluklara karsın elinin hamuruyla her alanda nasıl başarılara imza attıklarını anlamazsınız, anlayamazsınız!!
Peki biz kadınların anlamadıkları yok mu?
Olmaz mı?
Vatan savunmasında destan yazmış Nezahet onbaşı, Şerife bacı, Kara Fatma, Nene Hatun; öğretmen Refet Angın, otomobil yarışçısı Samiye Cahit Morkaya, Manş’ı gecen ilk Türk kadını Nesrin Olgun, müzisyen İdil Biret, Suna Kan, Sümerolog Muazzez İlmiye Çiğ, ilk kadın kimyacı madam Curie`nin öğrencisi Remziye Hisar, Güneş hakkında tüm dünya yanılıyorken bilim camiasını düzelten Türk Astro Fizikçi Dilhan Eryurt, Deneysel yüksek enerji fiziği’ alanında çığır açan Profesör Engin Arık, böceklere bakarak insanların dünyasını değiştiren Semahat Geldiay ve adını sayamadığım binlerce savaşçı inançlı muhteşem kadından; bir erkeğin 4.esi olmayı kabul edebilirim diyen “köşe yazarlarına” savrulan ülkemin kadınları ah sizi de anlamakta zaman zaman zorlanıyorum!
25 bin yıl önce bu topraklarda bereketin yaratıcılığın ve verimliliğin tanrıçası “Kibele” kadar değerli iken; günümüzün “esvaplı şeytanına” dönüşmenin kabul edilir bir tarafı yoktur.
***
Bu nedenle önemlidir 8 Mart…
Her ne kadar kapitalizm “kadınlar günü ”nü; sevgililer günü ve yılbaşı gibi tüketim odaklı bir günmüş gibi göstermeye çalışsa da; aksine 8 Mart; kapitalizme verilmiş kadın tepkisinin vücut bulmuş halidir..
Dünya Kadınlar Günü; haksız çalışma koşullarını, kadın erkek eşitsizliğini ve kendilerine oy hakkı verilmeyişini protesto ederken yanarak ölen 129 kadın isçinin anısını ve mücadelesini yaşatmak için ortaya çıkmış ve 1921’den beri kutlanmakta olan bir gün… Bugün içlerinde Çin, Brezilya ve Rusya’nın da bulunduğu 33 ülkede resmi tatil günü…
Peki Dünya Kadınlar Günü ülkemiz kadınları için ne ifade ediyor; küresel cinsiyet eşitsizliği raporundan yorumsuz aktarıyorum:
Küresel cinsiyet eşitsizliği 2017 raporuna göre sadece 25 ülkede kadın erkek eşitliği sağlanabilmiş…
144 ülke içinde Türkiye; bir Afrika ülkesi olan Moritanya İslam Cumhuriyeti’nden bir adim ilerde; yine bir Afrika ülkesi olan Mozambik’ten 102 adim geride!!..
***
Geçtiğimiz yıl 130. sırada yer alan Türkiye, bu sene 131. sırada!
Bir sıra daha gerilemişiz!
Üstelik işgücüne katılım oranı arttığı halde!
Yani daha fazla kadın çalışma hayatına katilmiş; ama çalıştığı sektör ev ve bakim isleri olduğu için ve erkeklerle aynı işkolunda çalıştığı halde, daha düşük ücret verildiği için; bir sıra daha gerilemiş…
Küresel cinsiyet raporuna göre Türkiye: kadınlar eşitlik için 100 yıl, ücret eşitliği içinse 217 yıl bekleyecek!
Gecen yıla göre 60 ülkede cinsiyet eşitsizliği artarken 82 ülkede azaldı, eşitsizliğin arttığı ülkelerden biri Türkiye…
***
Beyler kadınlar gününüz kutlu olsun!
Ben ;
Ülkemde kadınların;
Eğitim haklarının gasp edilmediği;
Çocukluklarının bir gelinlikle ellerinden alınmadığı;
Erkek şiddetinden; “toplum ahlaki”, “din” ve “yasalar” ile korundukları;
Özgürce gülebildikleri ve eğitimli, çağdaş ve mutlu oldukları 8 martlarda “kadınlar günümüzü” kutlayacağım.
O gün sizler de bizlerle “birlikte” kutlamanın ne olduğunu idrak edeceksiniz.