ERZURUM KÜLTÜRÜNÜN TEMEL TAŞI TEMELLİ’YE BİZDEN HEDİYE

“TEMELLİ Kıraathanesi” dendiğinde, hemen her Erzurumlu’nun aklına bir kültür yuvası gelir.
Bir TRT sanatçısı olan, sağlığında koro yöneticiliği, akademisyenlik, ilahiyatçılık gibi çok yönlü işlerle uğraşan, Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kuruluşunda görev alan Kıyasettin Temelli tarafından 1961 yılında kurulan, Temelli Kıraathanesi, aşıklık geleceğini yaşatmaya gayret eden inatçı tavrı ile dikkat çeker.
Bir kültür ve medeniyet şehri olarak bilinen Erzurum’un temel taşlarından birisi ve en dirençlisi olan Temelli Kıraathane’sini, babalarının ölümünden sonra, Öner, Yener, Şener Temelli kardeşler işletmeye başlamış.
Yoncalık’ta, iki farklı mekanda Erzurum kültürüne katkı sunan kıraathanenin bilinen ve tanınan ana binasında kıraathane kültürü, tüm canlılığı ile yaşatılırken, az daha aşağıdaki ikinci şubeden yükselen müzik sesi, insanların dikkatini çeker.
Erzurum kültüründe, Güneydoğu’nun çeşitli illerinde yaşanan ve yaşatılan “sıra gecesi” ya da “oturak alemi” türünde eğlencelere rastlanmaz.
HEREFENE AKŞAMLARI
Bir kış şehri olan, kış mevsimi de hayli sert ve uzun geçen Erzurum’da, hayat doğal olarak içerilerde yaşanmış. Daha çok köylerde, ahırsekisi ya da köyevinde yapılan, sohbetlere veya halk hikayelerinin anlatımına dayalı kültür anlayışı, şehir merkezinde kendini ilmi çalışma, değerlendirme ve toplantılarla göstermiş.
Cemaat yapılanmalarının kültür hayatına çok nüfuz etmediği yıllarda, toprak damlı evlerin sobayla ısıtılan geniş, salonu andıran büyük odalarında bir araya gelen insanlar, genelde dini sohbet ve derslerle zamanlarını değerlendirme yoluna giderken, kimi evlerde tef eşliğinde gazeller ve ilahiler söylenerek sohbetlere renk katılmış.
Birlikteliklerin ilmi ve dini boyutun ötesine taştığı bazı mekanlarda ise, çoklukla gençler tarafından düzenlenen sazlı-sözlü “herefene” geceleri, yine düğün öncesinde sadece erkeklere yönelik olarak oğlanevi tarafından gerçekleştirilen kısırgecesi geleneği günümüzde de yaşatılmaktadır.
Daha çok köylerde, gençlerin katılımı ile gerçekleşen kısırgecesinde, zilli tef ve klarnet eşliğinde türküler söylenir, sohbetler edilir. Bu gecelerde alkol içen gençlere de rastlanır.
TEMELLİ’NİN ÇAYI DA BİR BAŞKA GÜZEL
Temelli’de yaşanan ve yaşatılmaya çalışılan kültürel ve sanatsal faaliyetlerde, tadı ve demine özellikle dikkat edilen çay tüketimi öne çıkar. Kış aylarında her iki Kıraathaneyi de farklı bir hava katan sobaların fırınından kartol (patates) közlemesin eksik olmaz. Kimi Temelli müdavimi, getirdiği patatesi, közleme sonrasında, kıraathanede bulunanlara ikram eder.
Son derece samimi dostluk, arkadaşlık ve ahbaplık ilişkilerinin yaşandığı kıraathaneyi, kimi akşamlar aşıklar atışma, taşlama ve deyişleri ile renklendirirsen, kimi akşam da türkü ağırlıklı programlar, amatör bir ruh ve heyecanla yapılır. Özellikle kış gecelerinde, kim türkü söylemek isterse, söyler. Türkü söylemek ya da sohbet etmek isteyen, fıkra anlatmayı arzulayan herkese mikrofon uzatılır. Her iki kahvehanenin müdavimleri arasında her meşrepten insana rastlanır. Kıraathaneye akademisyeni, doçenti, profesörü, cerrahı da gelir, avukatı, müdürü, amiri, belediye başkanı, bazen valisi de.
KİMLER EMEK VERMİYOR Kİ
Siyaset kokan sohbetlerin, arkadaşlık ilişkilerini etkilemeyecek şekilde ve olması gereken seviyede yapıldığı kıraathanenin gediklileri arasında, Türk halk müziğine çok kıymetli hizmetleri olan, TRT Erzurum Radyosu emekli sanatçılarından Mehmet Çalmaşır ilk sırayı alır. Müzik adına, yıllarca emek harcayarak edindiği birikim ve tecrübesini genç yeteneklerin yetişmesi için harcayan Mehmet Çalmaşır ile üflemeli çalgıların büyük ustası, yine bir TRT sanatçısı olan Bayram Şengül, kültür ocağını tüttüren en önemli değeridir Temelli’nin.
O ocağı körükleyen değerler arasında Celil Kalkan, Rahmi Karadabağ, Fikret Şimşek, Engin Varol, Metin Kara, Abdurrahman Demir, Turan Öztekin, Murat Kırkpınar, Cumhur Seval, Semih Yetimoğlu, önde gelir.
BİR MUHTEŞEM SES
Çekimleri yaptığımız akşam, ismine sıkça rastladığımız Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Kayserili’yi dinleme fırsatı yakaladık. Resimle, dolayısıyla renklerle haşır neşir bir sanatçı olduğu için mi bilinmez, müthiş güzel bir renkli, ses sadece bizi değil, dinleyen herkesi mest etti.
Son derece kısıtlı imkanlarla, kâh cep telefonu ile, kâh fotoğraf makinesi ile çekimleri yaparak yayına hazırladığımız yaklaşık 13 dakikalık videoyu YouTube’dan, https://youtu.be/aPcC30tcEc0 kanalından da izleyebilirsiniz. erzhaber